|
Çocukluğumuzdan bir şeyler anlatmaya çekinmezdik, çocuklar ölüyor diye. Hatırlayalım; Her şey henüz bu kadar kötü değilken, saçma sapan şaka programlarıyla güler eğlenirdik. Bir sabah biri bir şarkı paylaşırdı, şarkı bizi gençliğe, ilk aşka, güneşli bir güne götürüverirdi kış ortasında. derdi ki şarkı; Ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık. Her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık ah kaldırımlar biliyor, bir devir muhteşemdik güz güneşinden hüzünlü, ilk yazdan şendik.
Düşünmezdik bu şarkıyı paylaşmadan önce beste kimin, güfte kimin. biz siz yoktu. kimseyi politik duruşundan ötürü yanımıza yaklaştırmamazlık etmezdik. karşı komşunun evine başörtülü birileri gelince acaba demezdik, merhaba derdik. Bizim için katil; bakmak istemediğimiz üçüncü sayfa haberlerindeki adamdı, bir çocuğun annesine çocuğun neden oradaydı diye hesap soran, polisimize küfretmiş gereği yapıldı diyen, devletin polisine vur emri veren başbakan değildi. Bizim için hırsız; eve gece giren iki kolye bir televizyon çalan, kuyumcuyu soyan, arabayı çalan adamdı, kapkaç yapandı, başbakan değildi. mitinglerde şapka, bayrak dağıtılırdı. İzmir mitinginde İzmirliler, Antalya da Antalyalılar olurdu. Maçlarda takımımız için sesimiz kısılırdı, bir adama küfredeceğiz diye değil.
Taksimde polisten korkmazdık, polisin neden bilmem engel olamadığı tacizciden, kapkaççıdan korkardık. taksime gaz yemeye değil, ıslak hamburgere giderdik. Televizyona başbakan çıkınca, evde kimse gerilmezdi, yine de bir bakılırdı başbakan ne diyor diye, kimse bu adam yine ne diye bağırıyor demezdi. televizyonda kanal, bizde başbakan çıkınca değil, reklamlarda değiştirilirdi. Televizyonlarda reha muhtar'ın saçma bir sorusu ya da dil sürçmesine gülerdik, Perihan abla'yla üzülürdük, Levent Kırca sarhoş taklidi yapar gülerdik, o kadar basit o kadar kolaydı ki bizi güldürmek sürahi nineye bile gülerdik.
Mutluluğa çekinmezdik.
Çocuktuk, çok güldüm valla sonunda ağlayacağım şimdi derdik.
Biz çok güldük de mi ağlıyoruz şimdi?
|