Bugün ne oldu?
Alpaslan Türkeşin 17. Yıl Dönümü
HaberlerTürkiye
14.16, 05/04/2014
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz
Alpaslan Türkeşin 17. Yıl Dönümü
Bu bir tanıtımdır.

Alparslan Türkeş, vefatının 17. yıldönümünde mezarı başında anıldı.

Türk siyasi tarihinin önemli isimlerinden, MHP eski Genel Başkanı, ülkücü hareketin lideri Alparslan Türkeş, bugün mezarı başında anıldı.

Vefatının 17. senesinde kabri başında anılan Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 yılında yaşama veda etti. Türkeş, MHP Genel Merkezi tarafından düzenlenen organizasyonla saat 10.00'da Beştepe'deki mezarı başında anıldı.

Törene MHP Genel Devlet Bahçeli, Türkeş’in çocukları MHP milletvekili Tuğrul Türkeş, AK Parti milletvekili Ahmet Kutalmış Türkeş, TBMM Başkanvekili Meral Akşener ile partililer ve vatandaşlar katıldı. Türkeş’in mezarına toprak serpildi, su döküldü ve çiçekler konuldu.

Anıtmezar’daki anma törenin ardından MHP Genel Başkanı bir konuşma yaptı. 

Bahçeli, Alparslan Türkeş için "Lefkoşa’da başlayıp Ankara’da sonlanan 80 yıllık yaşamında zorluklardan asla yılmamıştır. Derecesi, seviyesi ve boyutu ne olursa olsun hiçbir tehditten korkmamıştır. İnandığı doğrularından, tertemiz hedeflerinden taviz vermemiştir" dedi.

Bahçeli, "Türk siyasetine yeni bir soluk, yeni bir yorum ve yeni bir vizyon getirmeyi başarmıştır. Milletimizin kutlu bağrında bir cevher gibi işlenmeyi bekleyen milli, manevi ve tarihi değerlerden bir siyaset modeli kurmuş ve Türk milletinin vicdanına tercüman olmuştur" diye konuştu.

Bahçeli, " Milliyetçi Hareket Partisi bunu, ön yargıları yıkarak başarmıştır. Peşin hükümleri etkisizleştirerek, korkulukları devirerek sorumluluğunun fevkinde hareket etmiştir. Yapamazsınız, başaramazsınız diyen kötümserleri, engel çıkarmaya çalışan karamsarları ve kıskançlığın elebaşlarını azmimizle, cesaretimizle, millet sevdamızla ikna ve mahcup ettiğimiz ortadadır. Ne mutlu bizlere ki, 8-9 Şubat 1969 tarihinde dikilen filiz bugün 45 yaşını dolduran bir çınar olmuştur. Merhum Türkeş Bey’in doğumunun 97’nci, vefatının 17’nci yıldönümünde iki emanetinden birisi olan Milliyetçi Hareket Partisi büyümüş, dalları sadece Anadolu’da değil, Türk ve İslam’ın yaşandığı ve yaşatıldığı her yere tutunmuştur. Şunu da unutmayınız ki, Milliyetçi Hareket Partisi yalnızca oy oranlarına, yüzde hesaplara bakılarak anlaşılamaz. Türkiye haritasının değişik renklere boyanmasıyla tanımlanamaz, tasvir edilemez. Sahip olduğumuz potansiyelimiz, ilke ve ülkülerimiz birilerinin idrak edemeyeceği kadar derin, kuvvetli ve engindir" dedi.

Devlet Bahçeli konuşmasını şöyle tamamladı:

“ Milliyetçi Hareket Partisi ’dir. Biz şartlar ne kadar ağır olursa olsun, Türkiye ve Türk milleti için çalışmaktan, çırpınmaktan, üretmekten ve mücadeleden yorulmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle konuşmama son verirken burada bulunan siz değerli dava arkadaşlarımı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Manevi huzurunda toplandığımız Merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş Bey’e ve aziz şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun."

Alparslan Türkeş kimdir?


Alparslan Türkeş, 25 Kasım 1917'de Koyunoğlu ailesinden Tuzlalı Ahmet Hamdi Bey ile Fatma Zehra Hanım'ın çocuğu Hüseyin Feyzullah olarak Lefkoşa'da dünyaya geldi. 3 Haziran 1933'te ailesiyle birlikte Lefkoşa'yı terkederek Limasol'dan kalkan İtalyan bandralı "Viyana" gemisiyle İstanbul'a geldi.

Askeri kariyerinin başlaması


1933'te Lefkoşa doğumlu İzmit milletvekili Hüseyin Sırrı Bellioğlu'nun yardımıyla Kuleli Askeri Lisesine geçici olarak kaydoldu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçince aslî kayıdı gerçekleşti. 1936'da Kuleli Askeri Lisesi'nden mezun olup 1938'de Harp Okulu'nu bitirdi.

1939'da piyade asteğmeni olarak atış okuluna girerek buradan teğmen rütbesiyle mezun oldu. Refik Yurtsever'in ablasının kızı Muzaffer ile 5 Eylül 1939'da nişanlandı ve 14 Ocak 1940'ta evlendi. Bu sırada Gelibolu'daki 58. Piyade Alayı 5. Bölük Komutanılığına tayin edildi ve Balıkesir, Bandırma, Edincik, Erdek ve Marmara Adasında nöbet aldı.

1944'te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız'la birlikte "Irkçılık-Turancılık" davasından yargılandı ve 9 ay 10 gün Tophane Askerî Hapishanesinde kaldı. 1945 yılında Askeri Yargıtay kararıyla tahliye edildi ve 1947'de beraat etti.

Orduya tekrar döndü. 1955'de Harp Akademisi'ni (94.sınıf, Sıra No. 39) bitirdi. Daha sonra ABD'ye gönderildi ve burada Amerikan Harp Akademisi'ni ve piyade okulunu bitirdi. 1955-1957 yılları arasında Washington'da NATO Daimi Komitesi'nde Türk genelkurmayı temsil heyetinde görev yaptı. Aynı sırada uluslararası ekonomi eğitimi gördü. 1959'da Almanya'da Atom ve Nükleer Okulu'na gönderildi ve buradaki eğitiminden sonra albaylığa yükseldi ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı NATO şube müdürü olarak atandı.

27 Mayıs Darbesi


Kurmay Albay Alparslan Türkeş radyodan darbe bildirisini okurken (27 Mayıs 1960 Cuma sabah saat 5.25)

27 Mayıs 1960'dan kısa süre önce Elazığ'daki birliğinden Ankara'ya atandı ve Albay Talat Aydemir'in önerisiyle Milli Birlik Komitesi'ne (MBK) alındı. Darbeyi planlayıp yürütecek olan 37 kişilik MBK içinde yer aldı. darbe bildirisini 27 Mayıs 1960 günü radyodan okuduktan sonra adı sıkça duyulmaya başlandı.

27 Mayıs sonrası Başbakanlık müsteşarlığı yaptı. Bu dönemde sonradan AP Partisi Balıkesir Senatörü seçilecek Hikmet Aslanoğlu ve CKMP Genel Sekreteri olacak Fuat Uluç kendisinin yardımcılık görevini yerine getirdiler. Bu dönemde Milli Birlik Komitesi içindeki görüş ayrılığı sonucu 13 Kasım 1960'da MBK Başkanı Org. Cemal Gürsel bir bildiri yayımlayarak MBK'nin çalışmalarının ülkenin yüksek çıkarlarını tehlikeye düşürecek bir duruma geldiğini, bu nedenle Türk Silahlı Kuvvetleri ile MBK üyelerinin talepleri üzerine MBK'yi feshettiğini açıkladı.

Yeni oluşturulan MBK'de ise Alparslan Türkeş'in de içinde bulunduğu ve "14'ler" olarak adlandırılan ve ülkenin köklü yapısal sorunları çözülmeden kısa süre içinde yapılacak seçimlerle iktidarın sivillere bırakılmasını reddeden 14 subaya yer verilmiyordu. MBK üyesi Korgeneral Cemal Madanoğlu'nun inisiyatifiyle gerçekleşen bu operasyonla söz konusu kişiler Türk Silahlı Kuvvetleri'nden de emekli edilerek çeşitli görevlerle yurt dışına sürgüne gönderildiler.

Alparslan Türkeş de bu operasyon sonucu Yeni Delhi büyükelçilik müşaviri olarak Hindistan'a gönderildi. Sürgünde iken, MBK Başkanı Cemal Gürsel 'e, Yüksek Adalet Divanı 'nda yargılanan Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmelerinin doğru olmayacağını vurgulayan ve Milli Yol dergisinde yayınlanan mektubu gönderdi.

25 ay kadar sonra, 23 Şubat 1963'te Gümülcine 'den yurda döndüğünde burada kalabalık bir "milliyetçi topluluk" tarafından karşılandı.

Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi dönemi


Gökhan Evliyaoğlu'nun Adalet Partisi'ne katılma yolundaki teklifini reddeden Türkeş, milliyetçi çevreleri bir araya getirmek için 2 Mayıs 1963'te Türkiye Huzur ve Yükselme Derneği'ni kurdu. Darbe hazırlığı yapan Talat Aydemir - Fethi Gürcan ikilisiyle temas kurdu. Ancak Talat Aydemir'le anlaşamadı. Bunun üzerine darbeyi hükümete haber verdi.

Kendisi de darbe girişimi nedeniyle yargılandı, ancak darbeyi hükümete duyurduğu için beraat etti. Alparslan Türkeş, sürgünde olduğu dönemde 14'lerden çoğu ile sık sık bir araya gelerek dönüşten sonraki stratejisini belirleyici toplantılar yapmıştı. Nitekim 31 Mart 1965'te, 14'lerden Dündar Taşer, Ahmet Er, Muzaffer Özdağ, Rıfat Baykal, Mustafa Kaplan gibi eski MBK üyeleri ile birlikte Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi - (CKMP)'ne girerek fiilen siyasi hayata atılmış oldu.

1965'te bu partinin başkanı oldu, uzun tartışmalardan sonra parti tüzüğünde 9 Işık Doktrini yer aldı. Türkeş, bu dönemde kendisini sevenler tarafından Başbuğ ilan edildi ve aynı yıl Ankara'dan milletvekili seçildi. 6-8 Şubat 1969'da Adana il kongresinde CKMP adı Milliyetçi Hareket Partisi ve terazi olan amblemi de üç hilâl olarak değiştirildi. 1966 yılında cumhurbaşkanlığına aday oldu ve Cevdet Sunay karşısında 11 oy alarak seçimi kaybetti. 1969 ve 1973 yıllarında Adana milletvekili olarak parlamentoya seçildi. 1974'te ilk eşi Muzaffer Türkeş'i kaybetti. Bundan iki yıl sonra 1976'da Seval Türkeş'le evlendi.

1975 sonrası dönem ve 12 Eylül


1975'ten sonra Milliyetçi Cephe adı verilen koalisyon hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevinde bulundu. Bu dönemde sağ ve sol çatışması arttı. Yetkililerin elinde Milliyetçi Hareket Partisi 'nin şiddetin esas kaynağı olduğuna dair kanıtlar vardı ve Cumhuriyet Savcısı kapsamlı bir soruşturma yapmak istiyordu. Ancak hükümet buna izin veremezdi. Çünkü bu rolün açığa çıkarılması koalisyonun dağılması anlamına geliyordu ve Demirel bunu düşünmek bile istemiyordu.

12 Eylül darbesi sırasında Milli Güvenlik Konseyi başkanı, diğer üç parti başkanlarının teslim olduğunu, Alparslan Türkeş'in de teslim olmasını, aksi taktirde suçlu durumda olacağını belirten bir bildiri yayınladı. 12 Eylül darbesinden sonra 9 Nisan 1985'e kadar 4,5 yıl tutuklu kaldı. 12 Eylül döneminde idam cezasıyla yargılanan Türkeş, bu davadan beraat etti.

12 Eylül sonrası dönem


1987'de siyaset yasağının kalkmasıyla birlikte Milliyetçi Çalışma Partisi'ne girdi ve aynı yıl yapılan olağanüstü kongrede genel başkanlığa seçildi. 1991 genel seçimlerinde RP ve IDP ile seçim ittifakı yapan MÇP lideri Türkeş, Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi. Bu sırada 1992'de 12 Eylül darbesi ile kapatılmış olan partilerin eski adlarını alması hakkında Siyasi Partiler Kanunu'nda yapılan değişiklikle MÇP'nin ismi de 1993 yılında MHP olarak değiştirildi. 1995 genel seçimlerinde parlamento dışı kalan Türkeş, bu dönemde uzlaşmacı bir lider olarak ülke siyaseti üzerinde en etkili siyasetci oldu Türkeş, 9 Işık başta olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren kitaplar yazdı. 

 
 
Bu haber 2463 defa incelenmiştir.

Habere Yorum Bırakın
Anket
  Düzce'nin en önemli sorunu nedir?
 
  Oyla
SON GELİŞMELER
Bu Alana Reklam Verebilirsiniz