Bugün ne oldu?
  Mafil TAVLİ;
  Fındıkta Kötü Gidişatın Ned...
 
Dedem fındık bahçesine öküz arabası ile gidiyordu ben traktör ile, dedem fındık altını tırpan ile biçiyordu ben tırpan motoru ile biçiyorum....
  oku
  tüm yazarlarımız için tıklayınız
 
• Fikir Köşesi
 
• Kıssadan Hisseler
 
• Köşe Yazıları
 
• Röportajlar
 
• Güzel Türkçemiz
 
• Tüm Şiirler
 
• Tarihi Konular
 
 
izlenme: 2196 
bir üst kategoriye çık
|
İntihar Etmek Kader midir ? 09/01/2015
Fikir Köşesi › Fıkıh Köşesi ›
İntihar Etmek Kader midir ?
Lonca Doğalgaz

Değerli  okuyucularım. sizin sorduğunuz sorulara elimizden geldiğince yorum katmadan sadece kuran-ı kerimim ayetlerini ve Kuran-ı kerimin tefsiri,tevili. açıklaması,izahı,olan sahih hadisleri kaynak göstererek cevaplamaya çalışıyoruz. yoksa fetva vermek ne hakkımız ne de haddimizdir. Ecelin vakti hakkında bakın Cenab-ı hak ayetlerinde  ne buyuruyor. 

AYET:''Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, orada hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.(feizacae ecelühüm layestehirüne saeten vela yestegtimün)Nahl-61)

AYET:''Bütün ümmetler için bir ecel (süre, zaman dilimi, müddet) vardır. Onların ecelleri geldiği zaman ne bir an ileri, ne bir an geri alınmaz(Araf-34)

AYET:''Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.(Ali imran-145)

AYET:'' 'Allah'a kulluk edin; O'ndan sakının ve bana itaat edin ki Allah günahlarınızı size bağışlasın ve sizi belli bir süreye kadar ertelesin; doğrusu Allah'ın belirttiği süre gelince geri bırakılamaz; keşke bilseniz!'(Nuh-3-4)

AYET:''O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel O'nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz.(enam-2)

  Kıymetli okurlarım. Yukarıdaki ayetlerde açıkça görüldüğü gibi. Ecel vakti asla ne geri ne ileri gidebilir. Diyeceksiniz ki onlarca hadis-i şerif var. ömrün uzayıp kısalacağına dair. Evet doğrudur. Ancak buradaki uzama ve kısalma izafidir. İki insan düşünün biri 1 gün boyunca işkence görmekte,öteki her istediğini yapmakta çok keyifli bir gün geçirmektedir. Bu ikisine soralım bakalım. İşkence gören kişiye o bir gün 1 yıl gibi gelmiştir.Bir türlü geçmemiştir. Ama rahat olan kişiye ise 1 dakika gibi gelmiştir öyle değil mi? Mesela ramazan ayında niçin bir türlü iftar vakti gelmezde oruçlu olmadığımız zaman hemen akşam olur. bu  örnekleri çoğaltmak mümkündür. Dolayısı ile eceli uzaması ve kısalması demek. ecel gelinceye kadar ömrün bereketli, huzur içinde geçmesi veya büyük acılar içinde geçmesi demektir. intihar kader midir konusuna gelince:

İNTİHAR ETMEK KADER MİDİR?

Kader, Allah’ın bilgisinden ibarettir. Allah, evrende olmuş ve olacak her şeyi bilir. O’nun bilgisine sonradan bir şey katılmaz. Zira sonradan bir şey katılsa, bu, O’nun bazı olayları bilmediği, o olaylar vuku bulduktan sonra onları öğrendiği, dolayısıyla O’nun bir zaman bazı şeyleri hâşâ bilmez (cahil) olduğu anlamına gelir ki Allah için asla böyle bir şey düşünülemez. Bütün evren olayları, zerreden küreye O’nun bilgi aynasının önündedir.

Allah’ın kaderinin iki yönü vardır: Biri bütünsel (küllî) iradeye dönük yönü, biri de cüz’î iradeye dönük yönü. Küllî iradeye dönük yönündeki kader olaylarında insanın müdahalesi yoktur. Kişinin bedeninin biçimi, ırkı, milliyeti, doğduğu ortam, kabiliyetleri. Bunlar küllî iradeye bağlıdır. İnsanın seçimine bağlı olmadığı için insan bunlardan ötürü sorumlu olmaz. Ama insanın isteğiyle yaptığı işler cüz’î iradeye bağlı şeylerdir. Kul isteyince bunları yapar. Yapma gücü yine Allah tarafından verilir ama kul seçiminden ötürü sorumlu olur. Takdir etmek, bizim anladığımız manada yazmak, çizmek değildir. Allah’ın, kişinin özelinde ve genelinde bulunan olayları bilmesi demektir. Allah zamanüstü olduğundan O’na göre öncelik ve sonralık da yoktur. Zaman bize göre önce ve sonra vasıflarını kazanır.

Özetle intihar eden kişi, kendi isteğiyle hayatına son vermiştir. Seçim kendisinden olduğu için sorumlu da kendisidir. Allah, kulun isteğine göre intihar eyleminin gerçekleşmesine imkân verir. Çünkü bu işler kulun cüz’î iradesine bağlı kılınmıştır.

Kula verilen ömür artmaz, eksilmez. Ömrünün ne suretle sona ereceği de Allah katında bellidir ama biz her şeyi zamanla ölçtüğümüz ve değerlendirdiğimiz için Allah’ın, faraza 40 yıl sonra falanın intihar edeceğini bilmesini, O’nun bu eylemi yazdığı şeklinde düşünürüz. Oysa O zamanüstüdür. Bize göre 40 yıl sonraki olay, Allah’a göre bir andan ibarettir. Bütün zamanlar O’nda birleşir.

İntihar eden, seçiminden ötürü sorumludur. Biz, bize gönderilmiş bulunan dinin hükümlerini uygulamakla yükümlüyüz. Kaderin esrarı ile uğraşmak, görevimiz değildir. Kadere inanırız ama kaderin ayrıntısına dalmanın, insanı çıkmaza sürükleyeceğini biliriz. İntihar haramdır, zina haramdır, “zina benim kaderim idi” deyip zina eden; “hırsızlık benim kaderimdir” deyip hırsızlık eden; “öldürmek benim kaderimdir” deyip adam öldüren sorumluluktan kurtulamaz.

Dinimiz, insanın kendi kendisini öldürmesini, O, sizi çamurdan yaratan, sonra size bir ecel tayin edendir. Belirli bir ecel O'nun katındadır; sonra bir de şüphe edersiniz.başkasını öldürmesinden daha vahim ve daha büyük bir günah saymıştır. İnsanın canı kendisine emanettir. Hiç kimse kendi canının sahibi değildir. Hiç kimse kendisi üzerinde dilediği şekilde tasarruf etmeye yetkili de değildir.

Bütün semavî dinlerin günümüze kadar taşıdığı ortak özelliklerinden birisi canı korumaktır. Bu, insan oğluna yüklenen önemli bir sorumluluktur. İnançlı insanlar bu sorumluluğun idraki içinde olduğu içindir ki en ağır hayat şartları karşısında bile böyle bir yola başvurmamışlar ve de vurmazlar. Çünkü inançlı olan kimseler canı korumanın imanın gereği olduğuna inanmışlardır.

İnsanın canına kıymaya karar vermesi hiç kolay bir şey değildir. Elimize küçük bir iğne veya diken battığında dahi acısını hissedebiliyorsak, yaşamımıza son verecek kadar elem verici bir davranışı gerçekleştirmek için büyük etkenler veya ciddi rahatsızlıklar olması gerekir. O halde neden intihar eder insan?

Yapılan araştırmalara göre intiharlar daha çok ailevî problemler, öğrenim başarısızlığı, ekonomik sorunlar, ağır hastalıklar, duygusal ilişkiler gibi nedenlere bağlıdır. Bütün bunlar kişinin kendisini çaresiz ve ümitsiz hissettiği sıkıntılı hayat şartlarıdır. Bu durumda kişiyi çaresizliğe ve ümitsizliğe sürükleyen, dünyanın bir imtihan yeri olduğunu kendisine unutturan asıl faktör nedir? Bu sorunun cevabı sanırım ki yaratılışımız da gizlidir. Şöyle ki:İnsan, beden ve ruhtan müteşekkildir. Eğer Allah,  insanları zulümleri yüzünden cezalandıracak olsaydı, orada hiçbir canlı bırakmazdı.Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor. Ecelleri geldiği zaman onlar ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.

 

Demek oluyor ki mü'min te'sirinde kaldığı dünyevî bir hâdisenin zorluğuna tahammül edemeyip böyle büyük bir günahı işlemeye teşebbüs etmemelidir. Zira mü'minin nazarında dünyanın en büyük ve en kötü hâdisesi bile, âhiret mes'elesi yanında büyük sayılmaz, korkutucu olmaz. Dünya nasıl olsa fânidir, gelip geçicidir.

 

Dayanılmaz zannedilerek insanı intihara zorlayan hâdiseler, bir müddet sonra aslında hiç o derece üzülmeye değmediği ortaya çıkabilir, zamanla unutulur, yerine yeni mes'eleler zuhur eder. Sabrın, musibetin geldiği ilk anda gösterilmesinin hikmeti de buradadır.

 

İmanlı insanlar böyle fâni ve geçici şeyleri, geçmeyecek elem ve keder sanarak onların altında ezilmezler. Bu da geçer yahu, diyerek sabır göstererek sabrın sevabını kazanmaya çalışırlar. Böylece o musibetli hâli haklarında rahmete çevirirler. Teşbihte olmaz bir çocuk çarşıya çıkmak istemektedir. Annesi çocuğa yavrum caddeden karşıya geçerken aman dikkat et araba çarpar sana diye tembih etse çocukta dikkat etmeyip caddeye dalsa ve araba altında kalıp ölse annemi sorumludur. Mademki sen bu çocuğun öleceğini biliyordun sen sorumlusun denilebilir mi? yani annenin bilmesi onu sorumlu yapar mı? Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür. işlenen günahlarda aynıdır. ki en büyük günah intihardır. Allah(cc) sana intihar etme diyor. sen intihar ediyorsun sonra Allah benim intihar edeceğimi biliyordu o halde sorumlu Allahtır haşa denilebilir mi? 

KİŞİ İNTİHAR ETMESEYDİ ÖLMEYECEK MİYDİ?

Elbette o dakikada o saniyede ölecekti zaten çünkü ölüm vakti değişmez. Bu konuyu şuna benzetebiliriz. Öğrenci sınıftayken ders bitiş zili çalmadan sınıftan çıksa suçlu olur. değil mi? halbuki zilin çalmasını beklese suçlu olmayacak o çocuk dışarı çıktığı için zil çalmadı zaten zil çalma vakti gelmişti. çocuk sadece normal yoldan değil kuralsız yoldan dışarı çıkmış olur. Ve ceza alır. Efendim zaten zil çalmak üzereydi demesi onu haklı kılmaz.Buna başka birçok örnek verilebilir.Çünkü kuralı bozmuştur.İşte aynı bunun gibi ECELİ GELDİĞİ HALDE ECELİNİ BEKLEMEYİP İNTİHAR EDEN KURALI BOZDUĞU İÇİN CEZA ALIR.

En doğrusunu Allah(cc) bilir.

     

 
Düzce Rehberim Hata Raporlama: İçerikle İlgili Bir Hata Varsa Lütfen Raporlayın!
 
geri dön
sayfa başı
tüm konular
yazdır
tavsiye et
|
Yorum Bırakın
  SON EKLENENLER
İslamda Komşu İrfan AKDOĞAN  
İslamda Yemin İrfan AKDOĞAN  
Rızkı Veren Allah'tır İrfan AKDOĞAN  
İslamda Vicdan İrfan Akdoğan  
Dilenmek Haramdır İrfan Akdoğan  
İslamda Çalışmak İrfan Akdoğan  
Arkadaş, Arkadaşlık İrfan Akdoğan  
Borç Vermenin Fazileti İrfan Akdoğan  
Helalleşmeden Ölme İrfan AKDOĞAN  
Hüsnü Zan (İyiye Yorumlama) & Sui Zan (Kötüye Yorumlama) İrfan AKDOĞAN  
Gerekçesi Ne Olursa Olsun Terör ve İslam Yan Yana Olamaz İrfan AKDOĞAN  
İslamda Beddua İrfan AKDOĞAN  
Peygamberimizin Veda Hutbesi İrfan AKDOĞAN  
İnsanlarla Alay Etmek, Allah ile Alay Etmektir İrfan AKDOĞAN  
Kadir Gecesi ve Önemi İrfan AKDOĞAN  
Dedikodu Büyük Günahtır İrfan AKDOĞAN  
İslamda Merhamet İrfan AKDOĞAN  
Dargınları Barıştırmak Farzdır İrfan AKDOĞAN  
İslamda Tövbe İrfan AKDOĞAN  
Ana Baba Hakkı İrfan AKDOĞAN  
 
 
tümü