Bugün ne oldu?
  Metin TOPAL  
 
 
  Fikir Köşesi
  Tüm Yazılar
  Tüm Yazarlar
  Yazarın Tüm Yazıları
  Tüm Şiirler
  Yazarın Özgeçmişi
 
Vitrin Biz
 
 
 
izlenme: 2117 
|
ÜRETMEDEN DAHA İYİ TÜRKİYE YE!..

 Devamlı tüketen ama hiçbir şeyi üretme gayesi olmayan bir gençlik nasıl ortaya çıkar, yahut şu şekilde sormak daha izahatlı olacaktır; modayı takip ettiği kadar bilgiyi takip etmeyen bir nesil nasıl meydana getirilebilir? Hani şu  realiteden mahrum televizyon dizilerine  göre hayatını şekillendirip tek özentisi dizi kahramanları olan gençlerimizden bahsediyorum. Böyle bir neslin var olması globalleşen Türkiye’nin mi yoksa bizim imanımızın globalleşen ülkemizde zayıf kalması mıdır? Tabii ki de ilerlemek, önce ferdi olarak devamlı gelişen bir dünyada geride kalmamak için üretimsel hedefler koymak lazım gelenidir. 

Mega teknolojilerin öncülük ettiği, giderek artan küresel rekabet şartları  altında artık toplumlar kapitalist ötesi toplum olma sürecine girmişlerdir. Sanayi  sektörü üzerine, hizmetler sektörünün ağırlık kazandığı yeni ekonomik yapıda “bilgi” sermayeden daha önemli hale gelmektedir. Türkiye’de var olan kültür ile ithal teknoloji arasında bir kopukluk kalmış ve teknolojiyi üretmenin ön koşulları yaratılmamıştır. Türkiye ne sanayi  toplumunun ne de bilgi toplumunun teknolojisini kendisi üretmemektedir, tamamen tüketime dayalı bir toplum biçimine dönüşmemizin sebepleri ise gerek az önce bahsettiğim mega teknolojilerin çok hızlı bir şekilde artması ve  daha da önemlisi izlenen idari politikanın daimi bir tüketim bilincinin yetişen nesiller üzerindeki  etkisinden ibarettir. Örneğin Türkiye ile yaklaşık aynı yıllarda sanayi hamlesine başlamış olan Kore’nin şu an dünya devi  iki otomotiv markasına sahip olmasına rağmen Türkiye’nin hala daha BABAYİĞİT adı altında yerli otomobil hayali ile yatıp kalkması bizim acı tablomuzun yadsınamayan kısmıdır.  Ama az öncede bahsettim ya biz toplum olarak sadece televizyon dizilerinde gördüğümüz şaşalı karakterle kendimizi özdeşleştiriyor ve sanal manada kendimizi büyük hissediyoruz, nasıl ki Irak’ta askerimizin başına çuval geçirilme hadisesinin ve Mavi Marmara gibi Türkiye’yi  dünya basınında küçük gösteren İsrail’e karşı olan öcümüzü  Polat Alemdar’la alabiliyor ve bunu izlerken de kendimizi gerçekte olmadığımız kadar büyük görmeye çalışıyoruz. Peki diyeceksiniz onu da mı yapmayalım? Haşa ben memleketimde her zaman yapılan ve yapılacakla gururlanırım ama tabi gerçekte insanlar tüketim megomanyasına itilerek değil…

Bu konuda başımızdaki idarecilerimizin daha özverili çalışması gerekiyor. Belki biraz fazla eleştirisel bir ifade olacak ama bizim Düzce’mizde  Düzce’linin seçmiş olduğu milletvekillerimiz şu sıralar seçim çalışmalarında belediye başkan adayımız Sn. Mehmet  Keleş’e sarf ettikleri  çaba kadar bu ilin sanayileşmesi için çaba sarf etmiş olsalardı herhalde il genelinde de olsa  bayağı yol kat etmiş olurduk.( milletvekili olsun belediye başkanı olsun seçildikten sonra partisinin rozetini çıkarıp ona oy versin vermesin herkesin vekili yahut başkanı olduğu kanaatindeydim ama..) Bu tabii ki de sadece basit bir örnek, gerçekte bu vatan bizim olduğu kadar bu vatandaşın menfaati de bizim menfaatimiz bilinicinin ilk başta siyasilerimizde yerleşmesi gerekiyor herhalde diyor ve yazıma kısa bir mizansen rivayetle son veriyorum.

  Rivayet edilir ki sayın başbakanımız bir gün seçim çalışmaları için il il dolaşıp mitingler düzenlerken o muazzam kalabalıktan bir grubun sesi yükselir, Kalabalık sayın başbakanımdan fabrika yapılarak istihdamın artırılmasını talep eder ve kalabalıkla başbakan arasında şöyle mizansen bir diyalog geçer;

 

+ Fabrika yap iş istiyoruz. Fabrika lazım. 

- Doğalgaz? Doğalgaz yatırım planına alındı yeter ki siz doğalgaza müracaat edin tamam.

 

+ İş yeri aç iş yeri, fabrika açın başbakanım.
- TOKİ... Koro halinde olunca anlaşamıyoruz. 

+ Fabrika açın fabrika.
- Toplu konut?  Tamam, buradaki hayvan pazarına TOKİ konutları yaparız.

+ Başbakanım Fabrika... Fabrika açın.
- Bizim şarkımız vardı biliyorsunuz. Hazır mıyız? Gür seda ile. Hep beraber….

- Fabrika lazım fabrika.

Ve en son Emine Erdoğan Başbakana yaklaşarak;

 

* Fabrika istiyorlar hadi bitir de gidelim.. :):):)

 
Eklenme Tarihi: 21/03/2014
 
 
Yazılarla ilgili tüm hukuki sorumluluk yazıyı yazan kişiye aittir.
 
 
geri dön
Haberler
sayfa başı
Haberler
tüm yazılar
Haberler
yazdır
Haberler
tavsiye et
|
Yazıya Yorum Bırakın
  Sosyal agları kapatacagina insanları otlastıran dizileri kapatsa ya yoo niye kapatmiyor diyo soruyorum ben cevabini biliyorum  
 
aydın sahin, 21/03/2014  
 

  basbakan bu konusması metın beyın de belırttıgı gıbı rıvayet.. ama ıllakı dıyalog ıle ılgılı somut delıl ıstıyorsanız soyleyeyım... bu konusma duzcede,boluda,sakaryada, ve saymadııgım dıger 78 ılın tamamında gecıyor. bıseylerı gorebılmek ıcın ekonomıst olmaya gerek yok. bızım zaten en buyuk sıkıntımızda bu degılmı. detaylara takılmak. basbakanın bu dıyalogu nerede gectı. evet heryerde. hatta her aksam akp yandası olmayan basının tamamında gecıyor. ınsanlar asgarı ucret karsılıgı o aga babalarına,o karnını kasıyanlara peskes cekılyor. devletın uretım kalemlerı tek tek satılıyor. yaralandı denılen uzuvlar ( devlet tesekkulundekı zarar ettıgı ongorulen fabraıkalar) tek tek kesılıp atılıyor. ıyılestırme yolunada gıldılmıyor. denk butce-acık butce nedır bılmıyen adamlar gelıp ımf borcumuz sıfırlandı dıye basbakanın onune bır yazı getırıyor. rakam salatası yapılarak vatanadasın kafası karıstılıyor. keske olaylara genıs cerceveden bakabılseydık. son olarak metin bey , modayı takıp ettıgı kadar bılgıyı takıp etmeyen bır nesıl nasıl olusur. evet olustu ve hızla buyemeye devam edıyor. bunu sebebı ıse yuce kıtabımızın ılk ayetınde saklı.. evet kıtabımızı arkamıza aldık. ve hıce saydık. yaratıcımızı camı ıcıne yada goklere hapsettık (hasa). sosyal hayatımızı kendımıze gore planladık. plan uzerıne plan yaptık. mal uzerıne mal hesapları yaptık. ama bılıyorum ki Allahında bır hseabı var. yazınız ıcın cok tesekkur edıyorum. sızın gıbı arkadasları bu platformlarda gormektende grur duyuyorum.. saygılarımla  
 
TUNCAY EŞME, 21/03/2014  
 

  Metin bey baş bakan bu diyaloğu nerede geçti ?  
 
aysenur, 21/03/2014  
 


  SON EKLENEN YAZILAR
Fındıkta Kötü Gidişatın Nedenleri 21/09/2017
Tuşların Arkasındaki Yabancı Tehlike 02/10/2016
Düzce Ticaret Sanayi ve Komedi Odası 26/09/2016
Erken Seçimde Dengeler Değişmez! 01/10/2015
1 Kasım’da istikrar Kazansın… 19/09/2015
Aşk Herşeyi Affeder mi? 12/05/2015
Madde Bağımlılığı ve Aile Dinamiği 07/11/2014
Her Türk Asker Mi Doğar? Cinsiyet Rollerinin Militarizasyonuna Hayır! 24/09/2014
Benim Duygularım 14/08/2014
Düzce'de Sosyal Hayat Ölmek Üzere 26/07/2014
26/07/2014 24/07/2014
25/07/2014 24/07/2014
24/07/2014 22/07/2014
23/07/2014 22/07/2014
22/07/2014 21/07/2014
21/07/2014 21/07/2014
20/07/2014 21/07/2014
19/07/2014 21/07/2014
Amerika'nın İzin Verdiği Kadar "ONE MİNUTE" 19/07/2014
18/07/2014 17/07/2014
 
 
tüm yazılar